"liam neeson" Etiketiyle İlgili Öneriler

Taken-96 saat(2008)


Öncelikle çeviri konusuyla başlamak istiyorum filme:) Her ne kadar  çeviri orjinal film isminden çok farklı bir anlam taşısada genel olarak film 96 saat olarak türkçe yayınlandığı için bende bu ismi kullandım.Filme gelince şiddetle tavsiye ettğim filmlerin başında gelir.Aksiyonu dibine kadar yaşatan, film boyunca sıkılma ihtimalinizin olmadığı  bir Liam Neeson filmidir.Hiç tereddütsüz açıp izleyebilirsiniz eminim çok beğeniceksiniz. Konu itibariyle emekli bir CIA ajanı olan Bryanın kızı babasından  bir arkadaşı ile Paris gezisine çıkabilmek için izin istemesiyle başlar.Pariste bir fuhuş çetesinin eline düşen  kızını kurtarmak için...

Battleship (2012)


Yeni nesil bilim kurgu filmlerini ne kadar abartılı ya da ticari kaygıyla çekilmiş olursa olsun çok seviyorum. Yine bir “uzaylılardan bizi Amerika kurtardı” temalı film ama izlemesi inanılmaz keyifli :) Amerikan donanmasında iyi bir asker olan Stone, akıllı ama asi kardeşi Alex’i de donanmada yanına aldırmıştır. İkisi gemileri ve donanma ekibiyle birlikte dünyamızı işgale gelmiş uzaylılarla savaşmaya giderler ve olaylar başlar.. Battleship temposu düşmeyen komik, eğlenceli ve aksiyon dolu bir film. Donanmanın pırlanta askerlerinden birini Rihanna oynuyor baya da yetenekli hatta :) Muhteşem asker...

A Walk Among the Tombstone – Kanunun Ötesinde (2014)


Liam Neeson hatrına izlediğim filmi aslında beğendim. İzlemeden önce beklentim biraz fazlaydı sadece olmasa daha iyi olurdu sanırım :) Bu aralar çok fazla “adalet savaşı veren emekli kabadayı” filmi izledim sokaklarda terör estirmeye başlamama az kaldı :) Liam Neeson, yıllar önce emekli olmuş ama serbest olarak çalışmaya devam eden yetenekli bir polis. Belli bir konsept çerçevesinde kadınların kaçırılıp öldürüldüğü bir cinayeti çözmeye çalışmasını konu alan film güzel bir polisiye/gerilim. Bu tarz filmlerin genelinde olduğu gibi ağır tempoda ilerliyor. Bu yeni nesil polisiyelerde adam öldürme...

Unknown – Kimliksiz (2011)


Dr. Martin Harris bir konferans sebebiyle eşiyle birlikte Berlin’ e gider. Bir trafik kazası geçiren Harris kendine geldiğinde eşi bile onu tanımaz hatta kendi kimliğinde başka birisi onun yerine geçmiştir. Üstünde Martin Harris olduğunu kanıtlayacak herhangi bir kimlikte bulamayınca çaresiz kalır. Kaza öncesinde tanıdığı insanlarla irtibata geçmeye çalışan Harris onlarında kendisini tanımadığını görünce kazaya karıştığı taksi şoförünü bularak olayları çözmeye çalışır. Üstüne üstlük tanımadığı insanlar tarafından takip edildiğini farkedince kimliğini ispatlama çabasını sürdürürken aynı zamanda da kaçmak zorundadır. İçinde gizem olan, bir şeyleri çözmek...